SALGIN GÜNLERİNDE BORÇLU KİŞLERİN HUKUKİ HAKLARI NELER?

Sağlık sektörünü, eğitimi, sosyal ve toplumsal hayatı önemli ölçüde izole eden virüsten dolayı hukukumuzda yasal sürelere ve haklara ilişkin de tedbirler alındı. Örneğin nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri haricinde yürütülmekte olan tüm icra ve iflas takipleri 30 Nisan tarihine kadar durduruldu. İcra dairelerinde taraf ve takip işlemlerinin yapılmamasına, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınmamasına ve ihtiyati haciz kararlarının icra ve infaz edilmemesine de karar verildi.
Peki bu durum borçlular açısından ne gibi haklar doğurmaktadır? Corona virüsü mücbir sebep olarak görüldüğünde kanunlarda buna ilişkin nasıl bir düzenleme bulunuyor?
1) Genel olarak: Yargıtay içtihatlarına göre: borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel olarak borcun zamanında ifa edilmemesine mücbir sebep; mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Mücbir sebebin varlığını ve borcu yerine getirmenin imkânsız olmasının bu sebepten ileri geldiğini ispat eden borçlunun borcu sona erer ya da ertelenir. Yani önce bir mücbir sebep olmalı ve mücbir sebep sayılan bu olay ile borcun ödenmemesi sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Mücbir sebep sona erdikten sonra borçlu, borcunu ödemekle yükümlüdür. Yani özetle Corona virüs sebebiyle icra takip işlemlerinin 30 Nisan 2020’ye kadar durması demek, yeni bir kararla süre uzatılmadıkça borçlunun borcunu 30 Nisan 2020 tarihinden sonra ödemek zorunda olması demektir.
2) Vergiler bakımından ise mükelleflerin mücbir sebep durumundaki vergi borçları açısından Vergi Usul Kanunu’nda düzenleme yapılmıştır. Buna göre:
Beyannameler toplulaştırılabilir.
Yeni beyanname verme süreleri belirlenebilir.
Beyanname verme zorunluluğu kaldırılabilir.
3) Bir de sözleşmeden doğan borçlarla alakalı bir düzenleme vardır. Türk Borçlar Kanunu’nda; sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesinin, borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkansızlaşması durumunda, borçlunun o yükümlülüklerini yerine getirmesinden kaçınabileceğinden bahsedilmektedir. Bununla birlikte borçlu, borcunu yerine getirmenin imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğacak olan zararları gidermekle yükümlüdür.
Borçlunun sözleşmeden doğan borcunu mücbir sebep nedeni ile yerine getirmekten kaçınabilmesi için kanunda belirtilen ve aranan şartlar şunlardır:
Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, diğer adıyla mücbir sebep ortaya çıkmış olmalı.
Mücbir sebep durumu borçludan kaynaklanmayacak şekilde ortaya çıkmalı.
Borcun yerine getirilmesi borçlu kişi için dürüstlük/iyi niyet kurallarına aykırı düşecek derecede güçleşmiş olmalı.
Borçlu borcunu henüz yerine getirmemiş olmalıdır.
Bu şartların varlığı halinde borçlu, sözleşmeden doğan borcunu mücbir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınabilir. Bu durumda borçlu, mahkemeye başvurarak borcunu mücbir sebepten dolayı yerine getiremeyeceğini ispatlayarak sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasını veya sözleşmenin feshini talep edebilir.

Related Posts